Pati'nin Annesi ve Babası Kavga Ediyor
Önceki
ŞANSLIYIM
Uyumak İsteyen Anne
Sonraki
tartışma
Aile

Bakın Kavgalarınız Bana Ne Yapıyor!

Medine Hacıömeroğlu24 Aralık 2014

Ben Etkileniyorum 

Anneciğim, kalbim atmaya başladığından bu yana, senin karnına düştüğüm günden beri sizle gülüyorum ve sizle ağlıyorum; sizin hissettiklerinizi hissediyorum, sizin gördüklerinizi görüyorum, yürüdüğünüz yoldan yürüyorum. Benim üzerimdeki etkiniz benim hayatım pahasına, o kadar belirleyici, o kadar önemli. Bir bilseniz bana neler yaptığınızı; biribirinizi kucaklarken, birbirinizi aşağılarken.

Anneciğim ve babacığım! Siz kavga ettikçe ben, benim yüzümden kavga ettiğinizi düşünüyorum. Olayları hep kendi üzerimden okuyorum. Ben bebekken bile tam olarak ne olduğunu anlayamasam da evin içindeki gerginliği hissediyordum. İlk çocukluk yıllarımda sizin kavgalarınızı “Birbirlerini sevmiyorlar, dolayısıyla beni de sevmiyorlar!” gibi anlıyordum. 7-8 yaşlarıma gelince daha somut düşünmeye başlayacağım ve detayları fark edeceğim. 9’uncu doğum günümden sonra ise suçluyu aramaya başlayacağım. “Annem mi yoksa babam mı hatalı?” diye sorgulayacağım. Taraf belirlemeye başlayacağım. Hele ergen olunca! Sizden uzaklaşacağım. Arkadaşlarım benim için daha önemli olacaklardır. Sizin kavgalarınız beni iyice uzaklştırır. Keşke daha az alıngan olsanız, birbirinize hakaret etmeseniz, karşınızdakinin de fikirlerini önemseseniz. Keşke düzgünce iletişim kurabilseniz. Keşke mali konuları ve sıkıntıları ben varken konuşmasanız. Keşke kavgalarınız hiç büyümese. Bazen birbirinizle hiç konuşmuyorsunuz, odaları ayırıyorsunuz. Benim kafam karışıyor. Keşke bana aranızdaki sorunun ne olduğunu açıklasanız. Bazen anne-babalar çocuklarının iyiliği için aynı evde yaşamaya devam ediyorlar. Siz öyle yapmayın. Bu benim için travmatik olur. Aile nasıl olunur bilemem, öğrenemem, kendi ailemi kuramam. Şiddeti görmek şiddet görmek kadar yaralayıcıdır.

Bakın Bana Ne Yapıyorsunuz 

“Aman çocuk o unutur gider!” diye düşünerek yanımda çok rahat kavga ediyorsunuz. Kendinizi rahatlatıyorsunuz aslında. Unutmayacağımı çok iyi biliyorsunuz. Unutmuş gibi görünsem de sorunları bilincimin dışında bastırıyorum. Onlar da ileride bana başka psikolojik sorunları tetikleyeceklerdir. Bakın bana nasıl bir miras bırakıyorsunuz. Bakın bana ne yapıyorsunuz: kavgalarınız bende özgüven eksikliğine, alt ıslatmaya, kaygı ve davranış bozukluğuna yol açıyor. Sadece bu kadarla kalmıyor. Tırnaklarımı yiyorum, yalan söylüyorum, uyuyamıyorum, saldırganlaşıyorum. Problemlerimi kavgayla halletmeye çalışıyorum. Sakince konuşmayı hiç bilmiyorum. Arkadaşım ise -onların ailesinde de kavga eksik olmuyor- içine kapanıyor. Hep alttan alıyor. Bırakın kendi fikrini savunmayı, kendi fikri bile yok. Çekingen, ürkek. Sorgulamadan her şeye tamam diyor. Kendini ve anne-babasını koruyabilmek, aile içindeki kavgaları azaltabilmek için kendi duygu ve düşüncelerini bloke etmiş. Ben de, o da neden böyle davranıyoruz biliyor musunuz? Sizi kaybetmekten korkuyoruz. İşte bu yüzden bazen yanınızdan hiç ayrılmak istemiyoruz “Oğlum eteğime yapışma!” deseniz de. Güzel güzel konuşabilmek varken neden kavga etmeyi tercih ediyorsunuz ki? Kendinizi kontrol edemiyorsunuz, sizi anlıyorum. En azından denemelisiniz. Sevgili anneciğim ve babacığım, biz üzülüyoruz.

Bakın kavgalarınız bana ne yapıyor! Bakın kavgalarınız kız kardeşlerime, ağabeylerime ne yapıyor! Canım anneciğim, sen bir kadın olarak babamla kavga ettiğinizde kendini nasıl hissediyorsun? Dur tahmin edeyim: kendini anlatamadığını ve anlaşılamadığını hissediyorsun. Kendini savunamıyorsun. Kendine saygı duymuyorsun. Kendi kişiliğini gerçekleştiremiyorsun. Kendine ve her şeye katlanıyorsun. Mutlu değilsin. Yavaşlayamıyorsun. İçindeki huzursuzluğu duymamak için bu hareketliliğin. Bir de hiperaktivite tanısı çocuklara konur ve gidilmedik doktor bırakılmaz! Bir durabilsen belki sakinleşip durumu daha doğru bir şekilde değerlendirebilirsin. Kavgalar sorunu çözmez, içindeki eksik parçaları tamamlayıp seni tatmine ulaştırmaz. Kavgalar kavga doğurur. Ya senin can verdiğin evladın nasıl hissediyordur kendini? O canın, ipek saçlı kızının duygular da seninkilerden çok farklı değil. Annesini dünyasının fotoğrafını çekiyor, kalbi ile. Anneciğim, kızın da seni taklit ediyor. Ona çok büyük kötülük ediyorsun. Onun iyiliği için kendini ezdiriyorsun ama ona “İnsan kendini ezdirmeli!” diyorsun aslında. Ona çaresizliği, ezikliği, değersizliği aktarıyorsun aslında. “Bana çekmiş!” diye kandırma kendini sonra. O sana benzememiş, sen onu sana benzetmişsin. Bakın kavgalarınız bana ne yapıyor! Bakın kızlarınıza ne yapıyorsunuz!

Peki erkek kardeşlerime, ağabeylerime ne oluyor? Agresif babaların öfkeleri erkek çocuklara direkt olarak yansır. Baba erkeklik taslıyorsa, eşine saygı duymuyorsa, ailede fırtınalar estiriyorsa oğlu da babasının yolunu izler. Erkekler babalarını örnek aldıkları için kendi ilişkilerinde de bablarından gördükleri gibi davranırlar.

Hepimiz; tüm çocuklar ailelerindeki kavgaların etkisi ile yakın ve özel ilişkilerin acı verici olduğunu zanneder. Kimseyle yakınlaşmak istemez. Kenara çekilip izlemeyi tercih eder; yaralanmamak için. Anneciğim ve babacığım, kavgalarınız “Karşı cinse güvenme!”, “Evlenme!” mesajını veriyor. Bazen bunu kavgalarınız aracılığı ile değil de kavga sonrası psikoloji ile direkt olarak söylüyorsunuz: “Evladım, benden sana bir tavsiye. Hiç evlenme. Başına dert alma. Tek başına gez, toz; bak rahatına!” diye. Bize akıl vererek iyilik yaptığınızı düşünseniz de bakın ne yapıyorsunuz: çocuğunuzu evlilikten soğutuyorsunuz. Hadi diyelim ki evlenmedi. Ya diğer ilişkileri? Rahatına bakabilmek için onları da mı bitirsin? Siz “Evlenme!” derken “Yalnız ol! Sorumluluk alma!” diyorsunuz aslında. Sevgili anneciğim ve babacığım, bir insanın hayatta kalabilmesi için karşısındaki insana güvenebilmesi şarttır. Şüpheci insan arkasına bakmaktan yürüyemez ki, çocuk kavgacı ailesini terk ederken hariç.

İşin Doğrusu 

Diyelim ki kavga etmemek için elinizden gelen her şeyi yaptınız. Fakat kavga etmeniz kaçınılmaz ise ve başka türlü iletişim kuramıyorsanız en azından durumu toparlayın. Peki psikolojik yardım alamyı denediniz mi? Denemediyseniz kavagların son bulması için her şeyi yapmış sayılmazsınız. Benim bu duygu kargaşasından olabildiğince en az hasarla çıkmamı sağlayın. Beni kavgalarınıza dahil etmeyin. Aranızdaki anlaşmazlıkların benimle ilgisi olmadığını ve hiç birşeyin bana olan sevginizi etkileyemeyeceğini bana söyleyin. Size, kendime ve hayata güvenmek istiyorum. Evde ne olursa olsun bana yeterince ilgi ve sevgi gösterin. Beni unutmayın. Kendinizi kaybetmeyin.

İtiraf ediyorum siz öfke patlamaları yaşarken sizin birer canavara dönüştüğünüzü düşünüyorum. Canavar demişken kavga denilen işkenceden kurtulabilmeniz için aklıma iyi bir fikir geldi. Kendinize davranışlarınızı değerlendireceğiniz bir pano hazırlayın. Kendinizi kontrol edebildiğinizde kalp resmi çizin, kontrolü kaybettiğinizde ise canavar resmi çizizn. Kalpleriniz çoğaldıkça canavarlarınız azalacaktır. Bu size iyi bir motivasyon olacaktır. Kendinizin ve biizm akıl ve ruh sağlığınızı önemsiyorsanız acil bir motivasyon yolu arayışına girmeniz gerekiyor. Yoksa ailemizin esenliği adına okula gitmem evde kalırım. Neden kavga ettiğinizi bir türlü anlayamıyorum. Kesin benim yüzümdendir. O yüzden ben hatalarımı telafi edeceğim. Fakat doğru davranmayı da bilmiyorum. Hata üstüne hata! Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım? Galiba başaramayacağım. Ben nasıl hata yapabilirim? Yapmamalıyım! Dört dörtlük olmalıyım! Beceriksizim işte! Ailemizi kurtaramıyorum. Evet anneciği ve babacığım, bakın kavgalarınız bana ne yapıyor! Mükemmelliyetçi ve hatalarını kabul edemeyen biri oldum. Sorunun sizin sorununuz olduğunu anlayamıyorum. Bana sürekli anneciğim, babacığım diye hitap ederseniz kendimi sizin büyükleriniz gibi görüp sizin sorunlarınızı da kendimin gibiymiş gibi yaşamaya çalışırım. Olan biteni görmezden gelmeye çalışıyorum. Ama boş. Yetr ki siz de kendi problemlerinizden dolayı bendeki davranış bozukluklarını görmezden gelmeyin. Hayatınızda bir sorundaha istemediğiniz için benim her isteğime evet deyip, her çığılıma da hoşgörü göstermeyin. Kavgalara dur diyemiyorsanız en azınadan benimle olan duygusal ilişkinizi devam ettirin. Canınız sıkkın iken bana tahammül edemiyorsunuz, sizi anlıyorum. Ama bakın kavgalarınız bana ne yapıyor. Ben mutsuz, agresif ve depresif biri oluyorum.

Siz hala motivasyon bulamadıysanız o halde kavga etmemeniz için kendi motivasyonumu açıklıyorum. Kavganız esnansında ağlarsam ve kavga etmeyi bıraktığınızı fark edersem her defasında sizi durdurabilmek için ağlarım. Size güvenmeye ihtiyacım var. Hiçbir şey sizin aranızdaki güçlü ilişkiden aldığım o güveni bana veremez. “Çocuğunuzun yanında eşinizi öpmeyin!” diyenleri dinlemeyin. Onlar yanılıyor. Kavga etmeyi de sevmeyi de sizden öğreniyorum ben. Bakın bana neler yapıyormuşsunuz.

PATİKK
Araç çubuğuna atla