Çocuğumu İnternetten Nasıl Koruyabilirim?
Önceki
ŞANSLIYIM
Çocuğum Paylaşmayı Bilmiyor | Nasıl Öğretebilirim?
Sonraki
Davranış

Bebeğim Benden Ayrılmak İstemiyor | Ne Yapmalıyım?

İnsan sevdiklerini kaybetmekten korkar, onlar olmadan hayatına devam edemeyeceğini düşünür. Böyle bir endişe mutlu olabileceğiniz zamanları da heba eder. Çocuklar da 6-18 ay arasında ayrılık kaygısı yaşar. Her çocuk, annesi yanından ayrıldığında huzursuz olur, geri dönüp dönmeyeceği konusunda endişe yaşar. Sizin sergileyeceğiniz tutumla bu endişe daha kolay atlatılabilir. İşe kendinizden başlayın!
gujjar5 Aralık 2014

Kaygılanmayın 

Siz mutluysanız etrafınızdaki herkes mutlu olur. Siz endişeliyseniz bu çocuğunuza da yansıyacağı için o da endişeli olur. Kaygılar bulaşıcıdır. Çocuğunuzun ayrılık kaygısını azaltmak istiyorsanız önce dönüp kendinize bakın. Çocuğunuzdan ayrılmak, çocuğunuzu başka biri ile bırakmak yanlış bir davranış değil. Siz kötü bir şey yapmıyorsunuz ve bu size kendinizi suçlu hissettirmesin. Çocukların normal gelişimleri için sosyalleşmeleri bir gerekliliktir. Onun sürekli anne-babasıyla olması duygusal sağlığını olumsuz etkileyecektir. Siz ondan ayrılmayı problem haline getirmezseniz o da sizden daha kolay ayrılır. Ona bu bilinçle yaklaşırsanız bu süreci daha kolay atlatırsınız. Kötü anne, kötü baba olmadığınızın farkındalığı size daha gerçekçi, akılcı bir bakış açısı kazandıracaktır. Artık çocuğunuza acımaktan da vazgeçince çocuğunuzun gün içindeki annesizliğini ve babasızlığını onun her istediğini yaparak telafi etmeyeceksiniz. Böylece aranızdaki ilişki de her iki taraf için daha yapıcı olacaktır. Aksi halde kaygılarınız sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.

Kendinize Dikkat Edin 

Çocuklar bir dönem her şeyi sahiplendikleri gibi aldıkları her şeyin de iki katını isterler. Anne-babalar iki kat sevgi verirken iki kat da sabır göstermeleri gerek, iki kat zaman ayırmayı da unutmamalılar. Bunlar günümüz koşuşturmasında çok kolay yerine getirilebilen talepler değiller. Stresli olmamak neredeyse bir lüks. Zenginliğin ölçüsü sükunet ise son model arabaya sahip olmakta değil de sakin kalabilmekte yatıyor. Çocuklarımız yoğunluktan habersiz ilgi, sevgi, anlayış istiyor; biz ise sabır. Çünkü stresli ve kaygılı kişilerin çocukları ayrılık kaygısı yaşamaya daha yatkındır. Anne-babalar bazı tedbirlerle kendilerini daha kolay kontrol edebilirler. Doğru beslenerek kendinize yardımcı olun. Sağlıklı bir vücut stresle daha kolay başa çıkabilir. Stres seviyenizi yoga, meditasyon gibi rahatlama teknikleriyle de kontrol altında tutabilirsiniz. Yorgun olunca negatif düşünmeye meyilli olursunuz bu yüzden yeteri kadar uyumayı da ihmal etmeyin. İşin içine espri duygunuzu katmayı unutmayın. Bir kahkaha az önce sinirlendiğiniz çocuğunuza başka bir pencereden baktırabilir. Stresin kaynağı siz iseniz çocuğunuzun ayrılık kaygısı ile başa çıkmanız için kullandığınız yöntemler etkili olmayacaktır.

Kendinize Değer Verin 

Çocukların anne-babanın ruh halinden bağımsız sürekli ilgi, sevgi, şefkat istediklerinden bahsettik. Tüm bunlara anne-babalar da ihtiyaç duyar. Çocukları severken kendimizi de sevmeyi unutmamalıyız.

Anne-babalar çocuklarına rol model olur. Çocuklar her şeyi büyükleri taklit ederek öğrenirler. Çocuğunuzun peşinde koşarken kendinizi unutursanız o da kendine değer vermeyi öğrenemeyecek, siz sadece başkaları için yaşarsanız o da kendisi için yaşamayı bilmeyecek. Siz kendi isteklerinizi, arzularınızı, ihtiyaçlarınızı yok sayarsanız o bağımsız olamayacak.

Çocuğunuzdan ayrı zaman geçirin. Eşinizden veya bir arkadaşınızdan yardım isteyebilirsiniz. Bir saat bile size farklı hissettirecektir. Kendinize ayıracağınız bu zaman sizi kendinize getirecek, hayatınıza başka bir yorum katacak. Kendinizi ödüllendirin. Çünkü çocuğunuz artık sizin bir uzantınız değil. Olmamalı da. Çocuğunuza sizsiz olabilme imkanını tanıyın. Kendinize de çocuksuz olabilme fırsatları yaratın. Bu ufak ayrılıklar bağımsızlık için gereklidir. Siz sürekli “yapışıksanız” o sizden hiç ayrılamayacak. Biraz uzaklaşmak “Ufacık şeyi nasıl da abarttım!” dedirtecek. Biraz özlemek o mutfak masasına dökülen sütü önemsizleştirir, ayrılıkları kolay kılar.

Benmerkezci Olmayın 

“Tuvalete bile onsuz gidemiyorum!” diye yakınan anne, “Evladım, önümüzdeki haftasonu yine gel; beni yalnız bırakma!” diyen anne ile aynı kişi. Sizin özel bir alana ihtiyaç duyduğunuz gibi çocuğunuzun da sadece ona ait bir kişisel alana gereksinimi vardır. Onu özgür bırakmak ebeveynlerinden daha kolay ayrılmalarına yardımcı olur. Anne-babalar, çocukları için gibi görünse de aslında kendilerini düşünerek aşırı korumacı davranırlar. Yalnızlık korkusu ve “Büyüyünce nasıl olsa beni bırakıp gidecek, yanımdayken bari her şeyini ben yapayım!” düşüncesi pek çok kişiye rahatsızlık veriyor. Hatta çocukların bağımsızlığı ebeveynleri ürkütüyor. Onun bağımsızlaşma isteğine saygı duymalı. Onun başkalarıyla da iletişime geçmesi gerektiği fikrine alışılmalı. Sağlıklı bir kişiliği oluşabilmesi için sadece kendini düşünen anne-babası bu egosantrik yaklaşımdan vazgeçmelidir. Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar verilmeli, pijamalarını kendi katlamalı, kirli çamaşırlarını kirli sepetine götürmeli, yemek yediği tabağı kendi kaldırmalı… onu hayata hazırlamalı. Her şeyini siz yaparsanız sizden niye ayrılsın ki? Sizin yanınızdayken her şey daha kolay. Sizin yanınızda iken her şey daha güvenli. Siz varken arkadaşa bile gerek yok. Ödevlerini de siz yaparsınız. Üniversiteyi de bulunduğunuz şehirde okur. Kendi ailesini de kurunca aile ilişkilerinde de danışmanlık yaparsınız. Onun hayatının her köşesinde siz varsınız. O nerede? O sizi beklemekte. O sizden ayrılamamakta. Tuvalete bile onsuz gidemiyordunuz değil mi? Neden acaba?

Ayrılma Anlarında Sakin Kalın 

Çocuğunuzdan ayrılmadan siz bu ayrılığı önce kendi içinizde gerçekleştirin. Veda sahnesi için kendinizi hazırlayın. Çocuğunuzu bırakacağınız için kaygılanıyorsanız bu duyguları çocuğunuz yanınızda değilken yaşayın ve bitirin. Çıkarken de çok uzatmadan, ona acımadan mutlaka tam olarak ne zaman geri döneceğinizi belirterek gidin. İki yaşına kadar zaman algıları tam olarak gelişmediğinden yemeğini yedikten sonra mı, uykudan uyandıktan sonra mı geleceğinizi netleştirmek çok faydalı olacaktır. Endişenizi yenemediyseniz o bunu hisseder ve ayrılık anı daha zor olur. “Annem endişeli, demek ki gerçekten endişelenecek bir şey var. O olmadan ben güvende değilim. Onsuz kalmak istemiyorum.” duygusuna kapılır ve sizden ayrılmamak için elinden geleni yapar. Siz de kararlı değilseniz git geller yaşanır ve tüm ayrılmalarınız sancılı olur. Siz yanında değilken bile çocuğunuzun aklı sizde kalır, kendini başka birşeye veremez. Yanından ayrılmadan sakin bir ses tonuyla tüm dikkatinizi ona vererek, gözlerinizi kaçırmadan, kendinizden emin bir şekilde “Görüşürüz tatlım.” deyip öperseniz ona korkularını yenmekte büyük yardımda bulunmuş olursunuz. Sizin rahatlığınız ayrılmanın kötü Bir şey olmadığını ve sizin eve geri geleceğiniz güvencesini verir. Sizin kendinize güveniniz onun kaygılarını azaltır. Giderayak, kaçarcasına vedalaşırsanız endişelenecek bir şey olduğunu anlar.

Evden Gizlice Çıkmayın 

“Annem az önce buradaydı. Anne neredesin? Anne, anne…” endişesi artarak mutfakta, oturma odasında, yatak odasında, banyoda… her yerde sizi arayan çocuğunuzun nasıl hissettiğini tahmin edebiliyor musunuz? Yerinde olmak istemezsiniz. Annesiz kaldığı korkusunu yaşayan bir çocuk ileri derecede güvensizlik yaşar; bu büyüklerine güven duymamaktan başlar ve kendine güven duymamakta biter. Çocuğunuzun ayrılık kaygısını pekiştirmek değil de ona yardımcı olmak istiyorsanız evden gizli çıkmayın. Kaçışlar beklenmedik yokluğunuzdan şaşkına dönmüş çocuğunuzun sizden daha kolay ayrılmasını sağlamayacak. Bu çok cezbedici bir çözüm gibi görünse de çocuğunuzun kaygılarını daha da arttırır. Tüm bu ağlama, direnme sahnelerini yaşamamak için çocuğunuzdan habersiz gitmeniz bu sahneleri daha da çoğaltır ve bir o kadar da dramatikleştirir. Çocuğunuz çok üzülür. Hayal kırıklığına uğrar. Evden çıkmadan önce mutlaka hırsız gibi değil de çocuğunuzun da davranmasını istediğiniz bir şekilde “Hoşçakal.” deyin. Çocuğunuz siz giderken uyuyacak bile olsa bunu ona önceden söylemelisiniz. Ya uyanıp sizin olmadığınızı anlarsa? Sizce bu uyku problemine zemin hazırlamış olmaz mı?

Ayrılmaların Provasını Yapın 

Kısa bir ayrılık ve uzun bir ayrılık arasında ayrılık anında yaşanan duygular açısından pek bir fark yok. Sadece 5 dakika ayrı kalacak olsanız bile o ayrılma anını yine yaşıyorsunuz. Çocuklarda zaman kavramının gelişmediğinden onlar için ayrılık ayrılıktır, tüm gün mü yoksunuz ya da sadece 2 saat mi ayrı kalacaksınız çocuğunuz için pek farketmiyor. “Yavrum, ağlama boş yere. Ben hemen gelecem. İşim uzun sürmeyecek.” demek çok da işinize yaramayacak. Bu açıklama onun için bir şey ifade etmediği gibi sizin de ondan bunun anlamasını beklemek yararsız. Bunun yerine sorununuzu çözmek için evde bol bol ayrılma provaları yapın. Gittiğinizi haber verin, el sallayın, iki dakika sonra geleceğinizi söyleyin ve sadece diğer odaya geçin. İki dakika orada kalın. Bu süre içinde sizin varlığınızı hissetmesi için onunla konuşmaya devam edebilirsiniz, şarkı söyleyebilirsiniz. Sonra da geri gelin ve “Ben geldim.” deyin. Çocuğunuz “Annem gitti ve geldi. Her şey yolunda.” diye kendini rahatlatacaktır. Onunla cee oyunu oynamak sizi görmese bile sizin hala var olmaya devam ettiğinizi anlamasını sağlayacaktır. Bu da siz onun görme alanı kapsamında olmadığınız zamanlarda o kaygı duymayacaktır. Gittikçe diğer odada kalma sürenizi uzatın.

Çocuğunuzu yeni bir ortama yavaş yavaş sokun. Onu brakmayı planladığınız kişiyi önceden çocuğunuzla tanıştırın, ona alışması için zaman tanıyın.

Evden Çıkarken Ondan Yardım İsteyin 

Ayrılık kaygısıyla başa çıkmakta da çocuğunuzu dahil etmek yardımcı olacaktır. Evden çıkarken giyeceğiniz ayakkabıyı o seçsin. Peşinizden kapıyı da onun kapatmasını isteyebilirsiniz. Böylece hem dikkati dağılmış olur hem de kendini önemli hisseder. Artık sizin gidecek olmanızı değil de giyeceğiniz ayakkabıyı düşünecektir. Bu ayrılık anını daha da kısa tutmanın bir yoludur. İkna etmeye çalışmaktansa çocuğunuzun katılımını sağlamak anın travmatikliğini azaltacaktır. Sizin yerinize seçim yaparken aslında kontrolün onda olduğunu hisseder. Bu da kendine güven duymasını sağlar. Güven duygusu ve önemli hissetmek çocuğunuzun kaygılarının azalmasında büyük katkıları olacaktır.

Vedalaştıktan Sonra Dönmeyin 

Arkadaşınız size “Artık görüşmeyelim.” deyip 2 gün sonra kararından dönse onun sözüne ne kadar güvenebilirsiniz? İlişkiniz ne kadar sağlam olabilir?

Anne-baba ve çocuk ilişkisinde de kararlılık ve istikrar bir o kadar önemlidir. Çocuğun ayrılık kaygısını yenmekte de anne-babanın kararlılığı belirleyici unsurdur. Gitmeye karar verdiğinizde çocuğunuzun iyi olduğundan emin olun ve gidin. O ağlasa da geri dönmeyin. Her çığlığında geri dönerseniz onun feryatları daha da artacaktır ve sizin oradan ayrılmanız daha da güçleşecektir. Çocuğunuz sizden ayrılmak istemediğinde hangi yola başvuracağını öğrenmiş olur.

Bir Kaç Cümle Daha 

Çocuğunuzdan ayrılırken aç ve yorgun olmamasına dikkat edin.

Korku verici programlar izlemeyin ve izletmeyin.

Sizi hatırlatacak bir fotoğraf bırakın.

Çocuğunuzu emanet ettiğiniz kişiyi tembihleyin. Sizinle aynı yaklaşımı sergilemeli. Sizden fazla bahsetmemeli, çocuğunuzun sizinle ilgili sorularını cevaplandırmalı.

Çocuğunuzun çok sevdiği ve hiç yanından ayırmadığı bir nesne olursa sizden ayrılırken onu sizin yerinize koyar.

Çocuğunuzun sizen ayrılmak istememesini kişisel algılamayın.

Çocuğunuzun ayrılık kaygısı ilkokul çağına ve sonraki yıllara kadar uzarsa bunu doktorunuz ile konuşun. 
PATİKK
Araç çubuğuna atla